Manşet

Beynin daha bir sırrı çözüldü: Neden bizde gelişip, maymunlarda yok?

Yazar Unknown 2 Şubat 2017 Perşembe 0 yorum
İnsan beyninin başka canlılarla karşılaştırıldığında müstesna olması fikrinden uzaklaşmak gerekir.Bu sözleri Vanderbilt Üniversitesi alimi, beyinle ilgili yapılan araştırmaya yönlendiren Suzana Herculano-Houzel söyledi.
Bizim beynimiz adi primat beynidir. Ama en büyük primat beyni olduğu için, onun kortikal (yani beyin kabuğunda bulunan) neyronlarının sayısı diğer primatlar daha fazladır. 9 milyon nöron sahip goril ve oranqutanlarla, 6-7 milyon neyronu olan şimpanzelərlə karşılaştırıldığında insanlarda 16 milyon nöron var. Bu, tercih olsa da, insanı müstesna hesap için esas olamaz.
Herculano-Houzel kendisinin "İnsanın avantajı: Beynimiz nasıl farklı oldu" adlı ünlü bilim kitabında ( `MİT Press`, Mart, 2016) insan beyninin neden bedence bizden daha iri yarı olan goril ve orangutanların beyinindən daha büyük olduğunu anlatıyor: Bu, yemek bişirmənin keşfi ile bağlıdır.
Araştırmacılar diğer primatların beyni ile insan beynini karşılaştırdı. Belli oluyor ki, hem insanlar, hem de diğer primatlar kendi neyronlarının 8 faizini korteksin (beyin kabuğu) prefrontal (alın) alanına verirler. Büyük beyin bize çok pahalıya mal oluyor: o, her gün vücudun aldığı tüm enerjinin yüzde 25'ini kullanıyor. Ama gıdayı pişirip yemek imkan verdi ki, insan diğer primatların beyinlerinin boyutunu sınırlayan enerji bariyerini aşmayı bilsin.
Bir goril kendi bedenini ve beynini korumak için günde en az 8 saati beslenmeye sarf etmelidir. İnsanın beyni gorilin beyninden üç kat daha büyüktür. Eğer gorilin beyni insan beyni boyda olsaydı, o, beslenmek için günde daha buçuk saat ek zaman sarf etmeli olurdu. Yani gorilin daha büyük bir beyni saklaması için sadece yeterli vakti yoktur. Buna göre, eğer insanlar diğer primatlar gibi qidalansaydılar, biz günde 9 saat yarımı yemeğe sarf ederdik.
Bu noktada yemeğin pişirilmesi öne çıkıyor. "Örneğin, sıradan kökü alın. Onu çiğ yerseniz, tam çiğnemek için 10-15 dakika vaktinizi sarf edeceksiniz. Sonuçta sindirim sisteminiz kökdəki kalorinin sadece üçte birini elde edecek. Ama siz kökü doğrasanız ve azıcık pişirirseniz, yemek birkaç dakikanızı alacak, vücudunuz ise kalorinin100% -ni elde edecek ", - diye Herculano-Houzel söyledi.
Yemek hazırlamak derken gıdanın sadece termik işleme yok, doğranması, ezilmesi - yani fiziksel işleme da öngörülüyor. Herculano-Houzel ortaya koydu ki, yemek hazırlanması 2.5 milyon yıl önceye, ilk taş aletlerin ortaya çıktığı döneme rastlar. Taş aletler ilkel insanın gıdayı doğramasına, ezmesine olanak yarattı. Ateşten düzenli kullanımı hakkında ilk bilgiler ise 400.000 yıl öncesine aittir.
- Bu ilk aletleri düzeltenlerin beyni qorillalarınkı ile aynı boyutta idi. Ancak 1.8 milyon yıl önce atalarımızın beyinleri sürekli büyümeye başladı, bir sonraki 1.5 milyon yıl boyunca boyutu üç kat oldu. Gıdayı olduğu gibi yok, imal edip yemeğimizi bizi yüksek bilinçli canlıya çeviren bir gelişme sürecinin başlangıcını aldı, - diye alim vurguluyor.

Hiç yorum yok: